Lozan Antlaşması nedir? Lozan Antlaşması maddeleri, şartları ve önemi

img ]

Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentindeki Rumine Sarayı’nda; TBMM temsilcileri, Birleşik Krallık, İtalya, Fransa, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya tarafından imzalandı. Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atılmasında önemli rol taşıyan antlaşmanın bugün 98. yılı olması sebebiyle internette Lozan Antlaşması nedir? Lozan Antlaşması maddeleri, şartları ve önemi soruları araştırılmaya başladı. İşte Lozan Antlaşması nedir? Lozan Antlaşması maddeleri, şartları ve önemi..

LOZAN ANTLAŞMASI NEDİR?

Osmanlı devletinin sona ermesi ile birlikte birçok devlet Türk topraklarına göz dikmişti. Bu durum sonucunda da Türk milletinin milli bilinç ve dayanışması sayesinde milli mücadele başlamıştır. Bu gururlu mücadele sonucu her türlü yabancı unsur Türk topraklarında atılmıştır. Temelde Lozan Antlaşması İngiltere Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanmıştır. Lozan Antlaşması ile Türk milleti ve cumhuriyetinin bağımsızlığı kesinleşmiştir.

LOZAN ANTLAŞMASI MADDELERİ, ŞARTLARI VE ÖNEMİ

Türkiye – Suriye sınırı. Fransa Cumhuriyeti ile imzalanan Ankara Antlaşması içinde çizilen sınırlar Türkiye – Suriye sınırı olarak kabul edilmiştir.

Türkiye – Irak sınırı. Lozan Antlaşması’nda Musul sorunu ile ilgili bir antlaşma sağlanamamıştır. Bu sebeple Britanya İmparatorluğu ve Türkiye Hükûmeti’nin kendi aralarında görüşüp antlaşması kararlaştırılmıştır ancak bu durum antlaşma sağlanamamıştır.

Türkiye – İran sınırı. Osmanlı İmparatorluğu ve Safevi Devleti arasında 17 Mayıs 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’nda belirlenen sınırlar kabul edilmiştir.

Türkiye – Yunanistan sınırı. Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen sınırlar olduğu gibi kabul edilmiştir. Meriç Nehri’nin batısında kalan Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yarattığı tahribatın tazminatı olarak Türkiye Hükûmeti’ne verilmiştir.

Adalar. Osmanlı Devleti’nin 1913 yılında imzaladığı Londra ve Atina Antlaşmaları’nda belirttiği gibi Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları askeri gayelerle kullanılmaması şartı ile Yunanistan’a verilmiştir. Bozcaada, Tavşan Adaları ve Gökçeada üzerindeki Türk hakimiyeti ise kabul edilmiştir.

Kapitülasyonlar. Lozan Antlaşması öncesindeki uzlaşma konuşmalarında kapitülasyonlar hakkında uzlaşmaya varılamamış ancak Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri sonucunda kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır.

Azınlık sorunu. Oldukça karmaşık sonuçları olan bu problemde Batı Trakya’daki Türkler ve İstanbul içindeki Rumlar dışında Anadolu ve Doğu Trakya’daki bütün Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmesine karar verilmiştir.

Savaş tazminatları. İtilaf Devletleri I. Dünya Savaşı için istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçmişlerdir.

Osmanlı’nın dış borçları. Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında pay edilmiştir.

Boğazlar. Görüşme süresinde en çok tartışılan konu boğazlardır. Boğazların iki yakası askersizleştirilmiş ve geçiş sağlamak için başında Türk olan bir uluslararası kurul oluşturulmuştur. Bu hüküm, 1936 yılındaki Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değişmiştir.

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ TÜRK DEVLETİ AÇISINDAN ÖNEMİ

Lozan Barış Antlaşması, Türkiye’nin bağımsızlığının ve istiklalinin bilinmesi ve tanınması açısından çok önemlidir. Bu antlaşma ile birçok problem sonuca kavuşturulmuş ve Türkiye hükümeti uluslararası mecrada tanınmıştır.

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI SONUÇLARI

Lozan Barış Antlaşması’nın sonuçları şunlardır:

Kasr-ı Şirin Antlaşması Nedir? Kasrı Şirin Antlaşması Tarihi, Maddeleri, Önemi Ve Sonuçları Kısaca Özeti

img ]

Kasr-ı Şirin Antlaşması, tarihten günümüze kadar etkisi devam etmiş ve sonuçları ile büyük bir etki bırakmış olan bir antlaşmadır. Yapılan bu antlaşma ile önemli sınırların belirlenmesi ve korunması sağlanmıştır. Ayrıca günümüze kadar gelmiş olan ve antlaşmanın tarafları için önemli etkiler bırakmış bir antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

​​​Kasr-ı Şirin Antlaşması Nedir?

Kasr-ı Şirin Antlaşması, Osmanlı zamanında yapılmış olan ve sınırlar ile alakalı olan bir antlaşmadır. Anlaşmanın sonuçları ve önemi tarih açısından oldukça dikkat çekici olmuştur. Yapılan bu antlaşma ile günümüzde bulunan doğu sınırları genel anlamda belirlenmiştir.

Osmanlı Devleti çok önemli olan sıkıntılarını bu antlaşma ile ortadan kaldırmıştır. Hem yapıldığı dönem için hem de günümüz için önemli antlaşmalardan birisi olmuştur. Çünkü, antlaşmanın etkileri günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Osmanlı Devleti, bu antlaşmayı yaparak önemli kazançlar elde etmiştir.

Kasr-ı Şirin Antlaşması Kimler Arasında Gerçekleştirilmiştir?

Kasr-ı Şirin Antlaşması’na imzalayan devletler Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti’dir. Bu iki devlet arasında yaşanan problem yapılan antlaşma ile son bulmuştur. Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti arasında önemli bir gerginlik yaşanmaktaydı. Bu gerginliğin son bulması için her iki tarafta ortak bir antlaşmada karar kılmıştır.

Kasr-ı Şirin Antlaşması Tarihi ve Özeti

Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın yapıldığı tarih 17 Mayıs 1639 tarihidir. Bu tarihte yapılan antlaşmanın önemi ise oldukça büyüktür.

Osmanlı Devleti’nin başında bulunan IV. Murad 1638 tarihinde Bağdat’ı fethederek Safevilerden geri almıştır. Karşı taraf ise bundan dolayı barış istemek zorunda kalmıştır. 14 Mayıs 1639 tarihinde başlayan barış görüşmeleri olumlu sonuçlanmıştır. Bu sayede 17 Mayıs günü Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalanmıştır.

Kasr-ı Şirin Antlaşması Maddeleri

17 Mayıs 1639 yılında Safeviler ile imzalanan antlaşma Kasr-ı Şirin Antlaşması olarak adlandırılmıştır. Antlaşmanın maddeleri ile doğu sınırları belirlenmiştir. Bu sınırlar günümüzde bile varlığını korumayı başarmıştır.

  • Doğu Anadolu, Basra, Kerkük ve Bağdat Osmanlı Devleti’ne bırakılacaktı,

  • Safevi Devleti Revan’ı alacaktı,

  • Kars tarafında bulunan kaleler iki tarafça da yıkılacaktı,

  • Safeviler, İran’da İslam’a karşı dil uzatanlara engel olacaktı,

  • İki ülke ilişkileri barış ortamında devam edecekti,

  • Kars, Van ve Ahıska şehirleri Osmanlı Hakimiyetinde kalacaktı.

Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın Önemi

Günümüzdeki Türkiye-İran sınır hattının ana yapısı bu antlaşma ile yapılmıştır. Bu açıdan oldukça önemli bir antlaşma olduğu söylenebilir. Ayrıca günümüzde de geçerli olan en eski sınır antlaşması olarak büyük önem kazanmıştır.

Bağdat şehrinin Osmanlı topraklarına katılması ise ekonomiyi büyük ölçüde canlandırmıştır. Çünkü, Bağdat şehri önemli bir ticaret merkeziydi. Bu şehrin kontrolü Osmanlı Devleti’ne geçince ekonomi oldukça iyi bir şekilde canlanmıştır. Antlaşmanın diğer bir önemi ise Osmanlı’nın İslam dininin koruyucusu olduğunu göstermesi olmuştur.

Kasr-ı Şirin Antlaşması Sonuçları

Kasr-ı Şirin Antlaşması, hem Osmanlı Devleti için hem de Safevi Devleti için birçok sonuç yaşanmasına neden olmuştur. Osmanlı Devleti için oldukça kazançlı bir antlaşma olduğu söylenebilir.

  • Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti arasında yaşanan problemler son bulmuş oldu,

  • Bağdat ve Basra Osmanlı Devleti topraklarına katıldı,

  • Kars, Irak, Van ve Ahıska bölgelerinde yaşanan sorunlar giderilmiş oldu,

  • Kasr-ı Şirin Antlaşması sonrasında iki devlet arasında hediyeleşmeler olduğu gibi karşılıklı heyetler gidip gelmiştir,

  • Şehrizor Osmanlı topraklarına katıldı.

Serav Antlaşması Nedir? Serav Antlaşması Tarihi, Maddeleri, Önemi Ve Sonuçları Kısaca Özeti

img ]

Serav Antlaşması Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasında 1618 yılında imzalanmış bir antlaşmadır. İran’ da bu tarihte Safevi Hanedanı yönetimde bulunmaktaydı.

Serav Antlaşması Nedir?

Serav Antlaşması 26 Eylül 1618 tarihinde Osmanlı’ nın imzalamış olduğu bir Barış Antlaşmasıdır. 1577 yılında başlayan ve uzun bir zamana yayılan savaşlar sonrasında imzalanmıştır.

Serav Antlaşması Kimler Arasında Gerçekleştirilmiştir?

Osmanlı İmparatorluğu 1579 yılında imzaladığı Ferhat Paşa Antlaşması ile doğuda en geniş sınırlarına ulamıştı. Serav Antlaşması, Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında imzalanmıştır. Safevi Hanedanı o tarihte İran’ da hüküm süren hanedandır.

Aslında bu dönem Osmanlı ile İran arasında birçok savaş meydana gelmiştir. Bunların başlıca sebepleri ise şunlar olmuştur:

l Sultan I. Mustafa döneminde İran verdiği sözü yerine getirmeyerek vergisel yükümlülüğünü aksatmıştır. Savaşın çıkmasına sebep olan olay budur.

l IV. Murat Döneminde ise İran hile ile Bağdat’ ı işgal etmeye kalkışmıştır. 1622 tarihinde başlayıp Kasr-ı Şirin Antlaşması ile 1639 yılında biten savaş bu sebeple çıkmıştır.

l IV. Murat bu dönemde iki kez sefer gerçekleştirilmiştir.

Serav Antlaşması Tarihi Ve Önemi

Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında 1603 yılında başlayıp Serav Antlaşmasının imzalanması ile 1608 yılında sona eren bir savaş olmuştur. Savaşın çıkış nedeni Güney Azerbaycan, Irak ve Kafkaslar meselesi olmuştur. Bu savaştan Safevi Devleti galip gelmiştir. Serav Barış Antlaşması ise 26 Eylül 1618 tarihinde imzalanmıştır.

Serav Antlaşması Maddeleri

Serav Antlaşmasının Maddeleri şunlardır:

l Serav Antlaşmasında, daha önceki tarihte taraflar arasında imzalanmış olan Nasuh Paşa Antlaşmasının sınırlarla ilgili hükümleri esas alınmıştır. Yani Kanuni Sultan Süleyman döneminde Amasya Antlaşması ile çizilen sınırlar esas alınacaktır.

l Serav Antlaşması ile Ahıska ve Kars kaleleri Osmanlı İmparatorluğuna bırakılmıştır.

l Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altında bulunan Dağıstan beyliklerine Safevi Hanedanının saldırmayacağı akt edilmiştir.

l Safevi Şahinin her yıl haraç olarak 100 deve yükü kıymetli eşya, ipek ve kumaş gibi eşyaları göndermesi karara bağlanmıştır.

l Karşılıklı olarak esirlerin serbest bırakılacağı konusunda mutabakata varılmıştır.

Serav Antlaşması Önemi

Osmanlı İmparatorluğunun duraklama döneminde en fazla savaştığı devletler arasında İran ve Avusturya bulunmaktadır. Bu dönemdeki savaşların birçoğunda Osmanlı galip gelmiştir. İşte Serav Antlaşması da böyle bir antlaşmadır. Bu antlaşma İran ile 1614 ile 1618 tarihleri arasında sürmüş olan savaşlar sonrasında imzalanmıştır.

İran Devleti ile yapılan savaşlar şu padişahlar döneminde olmuştur: Sultan I. Ahmet, Sultan I.Mustafa ve Sultan II. Osman.

Serav Antlaşmasının bir maddesi Safevi Devleti tarafından ihlal edilince savaş yeniden patlak vermiştir. İran’ın Nasuh Paşa Antlaşmasında vaat ettiği yıllık 200 deve yükü ipek böceğini göndermemesi buna sebep olmuştur. Yeni başlayan savaştan Osmanlılar galip çıkmıştır. Bozguna uğratılan Safeviler savaşın sonunda 1618 yılında Serav Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.

Serav Antlaşması Sonuçları

Bu savaştan sonra şu konularda mutabakata varılmıştır:

l Safevi Devletinin 200 deve yükü olan vergisi 100 deve yüküne indirilmiştir.

l Osmanlı ve İran Devleti arasındaki sınırlar Nasuhpaşa Antlaşmasındaki sınırlar olarak belirlenmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu ile İran Safevi Devleti arasında Serav Antlaşmasından sonra 17 yıllık bir barış dönemi başlamıştır. Fakat bu barış döneminin ardından 1635 yılında başlayan ve 1639 yılında biten yeni savaş patlak vermiştir. Bağdat seferleri ve Revan seferleri ile bilinen bu savaştan sonra da her iki Devlet “Kasr_ı Şirin Antlaşması"nı imzalamıştır.